Blogger tarafından desteklenmektedir.


2 Ekim 2013 Çarşamba

Marka Eğitimi 1.Hafta

Marka Eğitimi 1. Hafta

Bu eğitimimizde sizlere Marka ile ilgili bildiklerinizi hatırlatmaya çalışacağım ve hizmet ile ilgili tanımlardan ve sektörde yaşanan hikayelerden bahsettim. Azerbaycan Türk`ü olduğum için dil kullanımımda farklılıklar olabilir, şimdiden affınıza sığınıyorum.
Marka
Pazarlama eğitimimizde “ürün”den bahsederken “marka”danda çok kısa sözetmiştik. (pazarlama eğitimine buradan ulaşabilirsiniz.). Bu eğitimde marka kavramını geniş şekilde ele alıp  sizlere sunmaya çalışacağım.
Peki Marka Nedir?
markaAslında bu sorunun cevabını hepimiz biliyoruz. Marka dediğimizde hepimizin aklında farklı farklı ürünler canlanıyor. Hayatımızın her köşesi markalarla kaplanmış durumunda.
Örneğin, her sabah olduğunda “Apple” markalı akıllı telefonunuzun alarm sesinin sizi uyandırması,banyoya girdiğinizde “Colgate” markalı diş macununuz, giyinmek için gardropunuzu açdığınızda “Zara” markalı kıyafetiniz, işe gitmek için “BMW” markalı arabanız ya da “Mercedes” markalı belediye otobüsü her sabah karşılaştığımız markalara birer örnektir.
Tüm bunları düşündüğümüzde, her günümüzün markalarla iç içe olduğunu ve hayatımızın bir parçası olduğunu görüyoruz.
Marka Kavramına akademik yönden bakacak olursak;
Amerikan Pazarlama Birliği markayı;
Bir satıcı ya da satıcılar grubunun ürünlerini ya da hizmetlerini tanımlamaya ve rakiplerinden ayırmaya yarayan isim, sembol, terim, işaret, desen veya bunların kombinasyonu” olarak tanımlamaktadır .[1]
Kotler’e göre “Müşterilerin ve tüketicilerin mal veya hizmetlere dair algılarının içselleştirilmiş bir özeti olan marka bir sanattır ve pazarlamanın temelini oluşturur” .[2]
Markaya pazarlama açısından baktığımızda, bir işaret, sembol olmanın ötesinde anlam ve değerler taşır. Markanın bilinirliği, bir şirketin ürününü müşterilerin ne kadar iyi tanıdığını ve kabul ettiğini ifade etmektedir.
Güçlü markalar yüksek marka değerine malikdir. Marka değerini ölçmek çok zordur. Lakin, araştırmalara göre “Coca-Cola”nın marka değeri 70 milyar dolar, “Microsoft”un 65 milyar dolar, “İBM”in 52 milyar dolardır.
Peki, ¨Marka nasıl olunur?¨ diye soracak olursanız:
Marka olmak için ilk iş, uygun bir marka ismi bulduktan sonra, tüketici gözünde nasıl bir konumlandırma arzulandığını saptamaktır. Bu husus bir anlamda markanın esas vaadini ortaya koymaktadır.
Markanızın logosu, rengi, kimliği, dükkanın iç tasarımı, reklamı, çalışanları ve bu saydıklarımızın hepsi kaliteli olduğunda zamanla markanız değer kazanmaya başlayacaktır.
Markalar Dost mu, Düşman mı?
no-logoBazen markaları aşırı güçlü olmak ve halkı anlamamakla eleştiriyorlar. Bu düşünce Naomi Klein`in “No Logo” isimli kitabında ele alınmıştır. Klein markalamanın anti-sosyal bir hareket olduğunu iddia ediyor. Yazar aynı zamanda, reklamın seçenekleri azalttığını, markaların Amerikan gücünü sembolize ettiğini ve sonuç olarak çevresel hasara, insan haklarına ve iş gücünün acımasızca kullanımına yol açtığını söylüyor.
14.08.2001 sayısında The Economist dergisi, markaların neden herkes için en iyisi olduğuna dair bir makale yayınladı. “Pro Logo, Markalar için örnek bir olay” isimli makale, markaların artık çok daha kırılgan( ve dolayısıyla daha güçsüz), tüketicilerinse daha talepkar hale geldiğini iddia ediyor.
Makalede ayrıca markaların, tüketicinin kendini ifade edebilmesi, güven duyabilmesi ve hayatın tadını çıkarabilmesi için bir fırsat olduğu dile getiriliyor. Ağır çalışma koşulları ve çevreye verilen hasar gibi olumsuz etkileri yerine, markaların halkın da yönlendirilmesiyle daha iyi bir dünya için çalıştığı iddia ediliyor.[3]
Sonuç olarak;
Markalarla artık o kadar iç içe olduğumuzdan dolayı markalar hayatımızın bir parçası haline geldi. Markalarımızın dost mu, düşman mı olduğuna kendimiz karar verelim .
İlgi ile okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki hafta buluşmak üzere…

Daha Fazlası İçin Etikete Tıklayınız:

Sevdiklerinle Bu Bilgiyi Paylaş

Son Yazılarımız Mailine Gelsin

Subscribe to our Mailing List. We'll never share your Email address.

back to top