Blogger tarafından desteklenmektedir.


2 Ekim 2013 Çarşamba

Beden Dili Eğitimi 1. Hafta

Beden Dili Eğitimi 1. Hafta

“İletişim kurmamak için hiçbir neden yok..”
Merhaba;
Ben Erkut Ergenç… Sizlerle yeni bir eğitimde daha buluşmak gerçekten çok keyifli… Daha önce katıldınız mı bilmiyorum ama katılmadıysanız diğer Ücretsiz Online Eğitimlerimize bu sayfadan ulaşabilir ve yine bu kurstaki gibi takip edebilirsiniz. Ayrıca arzu ederseniz bu eğitimin de katılım belgesini talep edebilirsiniz. (Katılım Belgesi ile ilgili detaylı bilgi için tıklayınız.)
Liderlik Okulu olarak sizlerin kişisel gelişimlerinize katkı sağlamak için ciddi araştırmalar ve yatırımlar yapmaktayız. Bu nedenle her türlü konuda bizimle iletişime geçebilir bizlere görüşleriniz ve önerilerinizle destek olabilirsiniz. Sizlerin desteğine her zaman ihtiyacımız olacaktır…
Evet nerede kalmıştık :) Beden Dili…
Kişisel gelişim dünyasının en keyifli konularından biri olarak karşımıza çıkan beden dili, hemen hemen herkes tarafından ilgiyle karşılanmaktadır. Peki nedir bu beden dili ve niye önemlidir?
Ya da gerçekten önemli midir? Beden diline bakış açımız ne olmalı ve nasıl yorumlamalıyız? gibi sorular burada önem kazanmaktadır. Bu eğitimdeki amacım sizlere herkes tarafından bilinen beden dilini tekrar anlatmak değildir. Aslında online bir eğitimin haddini aşarak sizi bir kaç konuda uyandırma amacını da taşıdığını iletmek isterim.
Wake-Up Neo ?
Matrix filmini izlemişsinizdir. Filmin başında bir sahne vardır. Ciddi bir felsefeyi de içerisinde barındırır aslında; “Wake up Neo! Follow the white rabbit.” (Uyan Neo, beyaz tavşanı takip et.) Sahneyi hatırlamayanlar için alttaki videodan hatırlatma yapalım :)
Evet sanırım sahneyi hatırladınız. Ben bu sahneyi yıllardır çok felsefik bulurum aslında. Neo’nun uyandırılması burada bize sayısız mesajı beraberinde getiriyor. Kişisel gelişim açısından incelendiğinde yoğun ve karmaşa içerisinde geçen hayatımızda kendimizi ayakta uyur vaziyette bulduğumuz çok olmuştur. Nitekim uyanıp ayaklanmak yerine uyumak her zaman daha tatlı gelmiştir.
Birçoğumuzun hayatında istemediğimizhoşumuza gitmeyen ve değiştirmek istediğimiz birçok şey olduğunu düşünüyorum. Hatta bazen hayatı sürekli ileriye giden bir kortej gibi hayal ediyorum. İleriye doğru gidebilirken, sağa sola gidip o kortejden çıkmak aklımıza bile gelmiyor. Aklımıza gelse bile en yakınlarımız  bizi kolumuzdan tutup bu konvoydan çıkmamızı engelliyor.
Beden dili işte bu noktada önem kazanıyor. Çünkü beden dilini öğrenen kişilerin aslında çok iyi birer gözlemci olabileceklerini iddia ediyorum. Öncelikle alışmak zor olsa da insan beyni gözlem yapma yeteneğine kavuşuyor ve bu, düzenli hale geliyor. Gözlem yapma yeteneği gelişen kişiler, fırsatları da daha iyi görmeye başlıyor. Çünkü bu arkadaşlarımız bakmakla birlikte görüyor…
Derslerde sürekli anlattığım, millet olarak düzenli olarak yaptığımız ve başarılı olduğumuz bir yeteneğimiz var; yorum yapma yeteneği… Gözlem yapma kavramını aslında yorum yapmayla karıştırıyoruz. Derslerde bu konuda yaptırdığım bir uygulama var. Bu uygulamada sahneye bir arkadaşımızı alarak sınıftaki arkadaşlarını gözlem yapmaya davet ediyorum. Genelde arkadaşlarımızın nesnel anlatımlar yerine yorum yaptıklarına şahit oluyorum. Gözlemlediği kişi eğer gülümsüyorsa; kişiye mutlu diyor. Peki soru şu; her gülümseyen mutlu mudur?
Tabi ki hayır.. Çünkü yorum yapıyoruz. Gözlem noktasında; gülümsüyor demek kafidir.
Şimdi bir başka sorunsalı gündeme getirelim; sizce doğru gözlem yapma becerisi olmayan bir kişi karşısındaki kişinin beden dilini doğru okuyabilir mi?
O zaman doğru gözlem nasıl yapılır, üzerinden geçelim:
1) Yorum yok.
2) Değerlendirme yok.
3) Analiz yok.
4) Gözlem 5 duyu ile yapılır, beyin işin içine girmez.
Gözlem ilk aşamadır ama en önemli aşamadır. Beyin gözlem aşamasında olmasa da nihai olarak adrestir. Dolayısıyla beyin gelen bilgileri değerlendirir. Peki bilgi yanlış gelirse? Silinirse? Ya da çarpıtılırsa? Sonuçta bir derecelik çarpıtma ileride çok büyük bir farka neden olacaktır. Başarısız bir çok hedefin özünde ve başında bu işlemler söz konusudur.
Evet aşağıdaki örnekleri inceleyelim birlikte… Sizden alttaki yargıları okumanızı ve hangi cümlenin gözlem, hangisinin yorum ve değerlendirme içerdiğini anlamaya çalışmanızı istiyorum.
Cevapları Okumadan her cümle üzerinde dikkatlice düşünün...
1) Mehmet Bey kendine gelen e-postayı okurken dudağını hafifçe ısırdı.
2) Sekreter patronun cevabını beklerken bir anda sevinçle gülmeye başladı.
3) Kızın söylediklerinden sonra yüzünde oluşan kırmızı renk yavaş yavaş kayboldu.
Cevaplar
C1) Dudağını ısırması gözlem, e-postayı okuması ise yorumdur. E-postayı okumuyor olabilir, dalıp gitmiş bir şey okuyor olabilir.
C2) Sevinçle gülmek bir yorumdur. Sinirlenince de gülmez miyiz?
C3) Rengin kızın söyledikleri yüzünden olmuş olması yorum, rengin yavaş yavaş kaybolması gözlemdir.
İlk Hafta Uygulaması
Bu hafta gözlem haftası, doğru gözlem yapma yeteneğinizi geliştirmek ve bu yeteneğinizi bir alışkanlık haline getirmek için yukarıda verilen örneklerdeki gibi çevrenizdeki kişileri incelemenizi ve gözlemlemenizi istiyorum.
İlk haftayla genel bir giriş yaptık… Bu haftayı bizi tanımanıza ve Beden Dili hakkında farkındalık yaratmaya ayırdık. İlk haftadan beden dili alfabesine girmedik, haftaya her zamanki gibi hızlanacağız.
Bir Sonraki Hafta Görüşmek Üzere…

Daha Fazlası İçin Etikete Tıklayınız:

Sevdiklerinle Bu Bilgiyi Paylaş

Son Yazılarımız Mailine Gelsin

Subscribe to our Mailing List. We'll never share your Email address.

back to top